19 Haziran 2011 Pazar

yedinci yazıM

Günler geçiyor.Bir sabah uyanmışsın.Saman yemiş gibi.Kafanda düşünceler.Bir sigara yakmak istiyorsun.Ama annen yanında seni kahvaltıya çağrıyor.

Kuzenin doğum günü var.Resimli bir kitap alıyorsun.Sormuyorsun artık.Yorulmuş ruhun bu aptal sorulardan.

Elinde bir olta denizin ortasında güzel büyük bir bayık bekliyorsun.Deniz çarsaf gibi.Hep öle olur.

You woke up this morning 
Got yourself a gun, 
Mama always said you'd be 
The Chosen One.

She said: You're one in a million 
You've got to burn to shine, 
But you were born under a bad sign, 
With a blue moon in your eyes.

When you woke up this morning 
All that love had gone, 
Your Papa never told you 
About right and wrong.

But you're 
But you're looking good, baby, 
I believe that you're a feeling fine,(shame about it), 
Born under a bad sign 
With a blue moon in your eyes.

Kafan karışmaz.Tertemiz suda uyanırsın.Sadece saçmalamak için yazarsın.İçini dökmek için yazarsın.Ödevin varsa yazarsın.İbo dinlerken yazarsın.Mutluyken yazarsın.

Ama balık tutmak öle değil.Deniz çarşaf gibi olacak hafız.

Kafan rahat olacak.Kafan hep rahat olacak.

Beylik laflarla millete akıl vereceksin.Ben yapıyorum çok keyifli.

Bir süre.

Bu yılmaz özdil gibi yazma tripleri.

Ah cigerim yanıyor müdür.

Müdür eğer beni okuyorsan siyasete atıl en az banko belediye başkanı olursun.

 aur voir

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder